2.21
2.86
0.00

Abdullah Öcalan Ergenekon üyesidir

Abdullah Öcalan Ergenekon üyesidir

Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat eski Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, yabancı güçlerin Türkiye’deki ajanları ve Ergenekon olayındaki hassas noktalara dikkat çekti...


18 Mayıs 2008 10:46
font boyutu küçülsün büyüsün


Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat eski Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, yabancı güçlerin Türkiye’deki ajanları ve Ergenekon olayındaki hassas noktalara dikkat çekerek, PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın da ‘Ergenekon’ üyesi olduğunu söyledi.
Derin devletler finanse etti
Ergenekon’un 27 Mayıs 1960 ihtilâlinden sonra kurulduğunu, ABD, İngiltere ve İsrail derin devletlerinin Türkiye karşı uyguladığı bir harekat olduğunu ileri sürdü. Oluşumun uzun yıllar ayrılıkçı Kürt hareketlerini kontrol ettiğini ifade eden Orakoğlu, “Abdullah Öcalan, Ergenekon üyesidir, Mahir Çayan finanse etmiştir. Ama buradaki insanların büyük kısmı bu ülkeye hizmet ettiklerini zannetmişlerdir. Esas amaç bizimle mücadeledir. Varşova Paktı’na karşı kurulmuştur. Ama Türkiye bu yapılırken aşırı sol ve sağ guruplar birlikte finanse edilmiş, desteklenmiştir” şeklinde konuştu
32 ülkenin psikolojik harekatı
Türkiye’de şu an 32 ülkenin psikolojik harekatı olduğunu ve ülke üzerinde kültür, ekonomi, güvenlik, sosyal olgu gibi birçok konu üzerinde yıpratıcı çalışmaların yapıldığını söyleyen Emniyet İstihbarat Dairesi eski Başkanı Bülent Orakoğlu; Dünyada Siyonizm derin ABD’nin, derin İngiltere’nin toplam 4-5 milyon ajanından bahsediliyor. Türkiye ciddi anlamda hedef olduğu düşünüldüğünde, Türkiye’de 1 tane mi ajan vardır? Türkiye’de sadece Kıbrıs harekatı sırasında, Türkiye’yle ilgili Kıbrıs planlarını ABD’ye verirken bir albay yine MİT tarafından yakalandı. Bunlar bulunup ayıklanmalıdır” diye konuştu.
İlkadım Belediyesi tarafından Atatürk Kültür Merkezi'nde 16-17 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen 'Osmanlı'dan Günümüze Eşkıyalık Ayrılıkçı Hareketler ve Terör' Sempozyumu'nda Eski İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, 'Yakın Tarihimizde Terör Olayları ve Türkiye' konulu konferans verdi. 
 Gerçekleştirilen Ergenekon operasyonunu eski bir istihbarat daire başkanı ve elindeki bilgilere göre değerlendiren Bülent Orakoğlu, Ergenekon'un 27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra kurulduğunu, ABD, İngiltere ve İsrail derin devletlerinin Türkiye karşı uyguladığı bir harekat olduğunu ileri sürdü. Oluşumun uzun yıllar ayrılıkçı Kürt hareketlerini kontrol ettiğini ifade eden Orakoğlu, "Abdullah Öcalan, Ergenekon üyesidir, Mahir Çayan finanse etmiştir. Ama buradaki insanların büyük kısmı bu ülkeye hizmet ettiklerini zannetmişlerdir. Uzun yıllar arkasındaki perdeyi görememişlerdir. Esas amaç bizimle mücadeledir. Varşova Paktı'na karşı kurulmuştur. Ama Türkiye bu yapılarken aşırı sol ve sağ guruplar birlikte finanse edilmiş desteklenmiştir. Ayrı noktalarda irtibata geçmişlerdir. Bu zaman zaman ülkeyi karıştırma politikalarından biridir" şeklinde konuştu. 
"Ergenekon operasyonuna birtakım çevreler eli uzatmasaydı şu an Türkiye birçok şeyden kurtulmuştu" diyen Orakoğlu, "Türkiye'nin bu tür süreçlerden kurtulması mümkün. Bu çok sağlam iradelerle olacaktır. Milletin iradesini ortaya koymak gerekli. Ergekon ismi ne savcılık ve ne de polis tarafından verilmiştir. Kendileri vermiştir. Eski Ergenekon destanı. Derin NATO, derin Pentagon ve CIA örgütlenmesidir. Türkiye bağımsız olsun, milli olsun diye ortaya çıktılar ama maalesef bunların çok ciddi yabancı güçlerle, PKK, Hizbullah'la ilişkileri oldukları ortaya çıkmıştır. Bu operasyon ülkenin şansıydı. Birileri çok profesyonelce senaryoları ortaya koydu. Bir tarafta Ergenekon operasyon yapılıyor, bazı kesimler operasyonu küçümsüyor. Bir olay ne kadar gizli soruşturulursa o kadar derin gidilir. Bilgileri basına ne kadar sızdırılırsa, operasyon orada kalır. Birileri medyaya sızdırıyor. İddianame çıksın. 'Birileri hukuk dışına çıkarız' diyor. Hiç kimse hukuk dışına çıkamaz. Bırakalım Ergenekon savcıları görevini yapsın. Türkiye Cumhuriyeti'nin önemli olayıdır. Şiddet terör sarmalarının devam etmesini istiyorsak, tüm adliyeyi yıpratalım. Basit bir operasyon değil bu" dedi.
32 ülke, bizim ülkemizden ajan temin ediyor
Bülent Orakoğlu, iç ve dış tehditlere, ülke içinde dış güçler için çalışan ajanlara dikkat çeken Orakoğlu, her kurum içerisinde hata yapan insanların olduğunu vurguladı. Orakoğlu, Türkiye'de şu an 32 ülkenin psikolojik harekatı olduğunu ve ülke üzerinde kültür, ekonomi, güvenlik, sosyal olgu gibi birçok konu üzerinde yıpratıcı çalışmaların yapıldığını belirtti. Psikolojik harekatlar sonucu ülkenin kutuplaşmalara itildiğini ve çeşitli kurumlar içerisindeki ajanların bulunduğunu ileri süren Orakoğlu, "32 ülke bizim ülkemizde çeşitli şekillerde ajanlar temin ediyorsa, 'devletin güçleri ne yapıyor?' sorusu akla geliyor. Görev MİT'e düşmektedir. MİT'te İstihbarata Karşı Koyma (İKK) birimi vardır ama şu an daire başkanlığı seviyesinde kalmıştır. Bu birim mutlaka takviye edilmelidir, güçlendirilmelidir. Dünyada Siyonizm derin ABD’nin, derin İngiltere'nin toplam 4-5 milyon ajanından bahsediliyor. Türkiye ciddi anlamda hedef olduğu düşünüldüğünde, Türkiye'de 1 tane mi ajan vardır? Türkiye'de sadece Kıbrıs harekatı sırasında, Türkiye'yle ilgili Kıbrıs planlarını ABD'ye verirken bir albay yine MİT tarafından yakalandı. Bunun dışında Türkiye Cumhuriyeti kurumları içerisine sızmış hiçbir ajan yakalanamamıştır. Bu Türkiye'nin en önemli zafiyetlerinden biridir. Kendi kırmızı çizgilerimizi çizmeliyiz. Bizim eleştirilerimiz kesinlik Türkiye Cumhuriyeti kurumlarının kendileri için değildir. Bu kurumlar içerisine sızmış yabancı ülke ajanlarıyla ilgilidir. Türkiye bunları bulup çıkarmak zorundadır" dedi.
Orakoğlu PKK'yı derin devletler konsorsiyumunun kurduğunu da hatırlattı. Orakoğlu, geçmiş dönemdeki Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı'nın tespit ettiği 'Batı Çalışma Grubu', EMASYA oluşumu hakkında da bilgi verdi. AKP'ye yönelik kapatma davasını değerlendiren Orakoğlu, şunları söyledi: "Ülkede ciddi bir oy almış bir partinin kapatılması gerçekleştirse, Türkiye çok ciddi bir bunalıma girer. AKP'yi kapatırsanız, başka partiyi de kapatırsınız. İnsan hakları demokrasi yok." 'Türkiye'de irtica olduğu' yönündeki söylemleri eleştiren Orakoğlu, Kutlu Doğum Haftası'nın bazı kesimlerce irtica tehdidi olarak gösterildiğine dikkat çekti. Orakoğlu, şöyle devam etti:  "En üst istihbarat görevinde bulundum. 'İrtica tehdidi var' diyorlar. Türkiye'de irtica tehdidi yoktur. Türkiye'de dışarıdan dayatılan bir haçlı dayatması vardır. İrtica tehdidini ortaya koyanlar bunların ne olduğunu da açıklamalı. Bunlar Türkiye'nin içini karıştırmayı yönelik olaylardır. Özellikle yapılmaktadır."  












Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış