1.52
1.93
60,608
Behiç Karahisarlı

AYKIRICA

Behiç Karahisarlı

belgehaber@gmail.com


16 Kasım 2007
font boyutu küçülsün büyüsün

Mustafa Kemal’in dediği ‘Gül’ü Erbakan mı yetiştirdi


“.. Gülü yetiştireceksen, eline diken batacak, güneş terletecek, canın yanacak. ‘Bu bahçede gül yetişmez’ diyenler olacak. ‘Gül öyle değil böyle yetişir’ diyenler olacak. Sen kendine şunu soracaksın ‘Ben burada gül yetiştirmek istiyor muyum?’
Eğer çok istiyorsan ne eline batan diken, ne de söylenenler umurunda olacak…”


Evet bu ifadelerle başlıyor o reklam..

Türkiye İş Bankası tarafından, Mustafa Kemal’e ithafen hazırlatılan  reklamda, “Senin eline diken batar mı, senin elin kanar mı, sen Atatürk değil misin” gibi o çok saçma cümle olsa da, ben asıl “gül” yetiştirme bölümüne dikkat kesildim

Ne diyor beyefendi, “gül öyle yetiştirilmez böyle yetiştirilir  diyenler olacak, burada gül yetişmez diyenler olacak, ama eğer sen kararlıysan bunlara aldırmayacaksın”..

Bu reklamı dinleyince saçma sapan cümleler olmasına rağmen, aklıma ilk gelen en iyi “gül yetiştiricisi” olarak Milli Görüş’ün doğal Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan oldu.

Belki de, bir reklam, bir lideri ancak bu kadar güzel anlatabilir diye düşünmeden edemedim.

Şimdi diyeceksiniz; Erbakan’la Mustafa Kemal’in, İş Bankası’yla da ‘Gül’ün ne alakası var..

Bana göre var efendim, hem de bal gibi var..

O Erbakan değil mi, onca eleştiriye, hakarete, parti kapatmalarına, cezaevlerine, siyasi yasaklara ve darbelere rağmen bildiği yoldan sapmayarak “gül” yetiştiren…

O Erbakan değil mi iç ve dış engellemelere rağmen asla pes etmeyen..

Dahasını söyleyeyim; belki de bu ülkede, ondan başka “Gül” yetiştiren bir lider de yoktur desek yeridir.

Sayın Erbakan’ın yetiştirdiği “Gül”ler en son Çankaya’da, reklamda geçen Mustafa Kemal’in makamında açmıştır.

Belki de Mustafa Kemal, bugünleri görerek adeta Erbakan’a seslenmiştir.

“Aldırmayacaksın..”

Ne dersiniz?

Bire bir örtüşen bir mesaj yok mu ortada..

1969 yılında tek başına “bağımsızlar” hareketiyle başlayan “Gül harekatı” bugün Türkiye’nin en büyük harekat noktasına ulaşmış, onun yetiştirdiği “Gül” Mustafa Kemal’in köşkünde hak ettiği yeri almıştır.

Bu ülkede yaşayan herkes bilir ki; Erbakan, bu ülkeyi “gül” bahçesine çevirmek, ülkeye yön verecek güller yetiştirmek için her türlü fedakarlığı göstermiştir.

Bu sözleri söyleyen Mustafa Kemalin kendisi bile belki de bu anlamda bu kadar başarılı sayılamaz. Zira, tarih şahittir ki, Mustafa Kemal’in, gül harekatı farklı renkleri yok ederek işe başlamıştır. O bahçede, farklı güllerin yetişme olasılığı da adeta  yok edilmiştir. Dahası, ülkeyi ‘gül’ler yerine pıtraklar işgal etmiş, bülbül diyarı bahçeler, kargadan geçilmez olmuştur.

Bugün Erbakan’ın yetiştirdiği gül işte böyle bir ortamda filiz verebilmiş, bunca engellemelere rağmen, 40 yılın sonunda ancak yetişebilmiştir. Eminim ki; şu anda Sayın Erbakan’ın ektiği milyonlarca gül, bir zamanlar çoraklaşan bu toprakların, tam bir gül bahçesine çevrileceği günler için çalışmaktadır.
Ne mutlu çorak topraklarda gül yetiştirenlere, ne mutlu yılmadan, aldırmadan, pes etmeden diken bahçesini güller ülkesine çevirenlere..

Nerden gelmiştik.. Haaa rekalamın özeti: “Gül”dür.













Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar (13)
  • Eren / 28 Şubat 2010 16:04

    güzel benzetme

    konuyu hortlatıcam ama güzel işlemişsiniz.
  • Gül / 28 Eylül 2009 13:05

    Gül

    Daha ne güller yetişecek sabırla...
  • saadet nesli / 15 Eylül 2009 21:51

    gül

    erbakanhoca gerçekten büyük şahsiyetler yetişmesine aracı olmuştur ancak düşünülmelidir ki milli görüş demek siyonist düzene boyun eğmemektir dolayısıyla cumhurbaşkanı güle sonbaharı görünce hemen soluvermiş gül demek daha doğru bir tabir olur diyerek herkesi doğruları görmeye davet ediyorum
  • dirilişnesli / 14 Eylül 2009 17:00

    erbakanın yetiştirdikleri

    muhterem hocamız erbakan gerçekten büyük şahsiyetlr yetiştirmiştir ancak cumhurbaşkanı gül ve akp içerisindeki milli görüş gömleğini çıkarmış olanlar buna dahil değildir.
  • alper / 28 Haziran 2009 19:59

    taraf

    bu zıhnıyet samımı degıl kardesce degıl ahlaklı degıl ınsanları kandırmayın lanet olsun bu guzelım ulkede ıkılem yaratanlara kardesı kardese vurduranlara dını kullanıp hrıstıyan mısyonerlığı yapanlara lanet olsun allah bın turlu belasını versın.....
  • ebu said / 3 Aralık 2007 18:20

    miras7

    tayip te gül de erbakan ın mirasını yemekten başka bişy etmediler yazar bey çok iyimser
  • metin / 29 Kasım 2007 12:52

    son yüz yılın en büyük lideri

    ALLAH hocamızdan razı olsun .Biz razıyız
  • samet çağıl / 28 Kasım 2007 17:07

    carpıtma

    muhterem erbakan hocamızın gayesi hıc bır zaman sıyonıstlerın ellerını sıkan sahısları yetıstırmek olmadı. ayrıca erbakan hocanın hayatı boyunca kavgasını verdıgı davaya ıhanet edenlerın asla erbakan hocanın eserıymıs gıbı gosterılmesıne musaade etmeyız. yazıda buyuk bır farklılıgın ustu ortulerek carpıtma soz konusudur.
  • Xeno / 27 Kasım 2007 19:48

    Ne alakasi var bu reklamla anlattiklarinizin !
  • hasan / 21 Kasım 2007 13:15

    kokusuz gül

    Bu ülkede“gül öyle yetiştirilmez böyle yetiştirilir diyenler olacak, burada gül yetişmez diyenler olacak, ama eğer sen kararlıysan bunlara aldırmayacaksın”.. cümlesine en uygun düşen kişilik Tayyip ve Gül ' dür. Onlar bu cümleyi Erbakan'a söyleyerek O'nun ilkelerine ihanet etmişlerdir.
    Sanırım bu yazı biraz istifham içeriyor. Erbakan'ın böyle kokusuz bir "gül" yetiştirmek istemediği kesindir.
  • fatih / 20 Kasım 2007 17:06

    gül

    Mustafa Kemal ekti bence Cmhurbaşkanı yapan GÜL'ü. çünkü muasır medeniyeti hedef gösterdi. sözde kemalistler. ATAM' ı bile anlamaz oldu.Sayın GÜL'de Mustafa Kemal ATATÜRK gibi mazbatayı ANADOLUDAN aldı.ERBAKANDA bahçıvan.Onunda payı var.
  • cemal türk / 17 Kasım 2007 01:57

    doğru söze ne denir

    kaybettiğimiz horladığımız dışladığımız küfrettiğimiz değerlere ne zaman sahip çıkacağız merak ediyorum...çok doğru bir tespit...tebrik ediyorum...birilerinin işine gelmese bile...
  • YUSUF OTAKCI / 16 Kasım 2007 23:15

    DOĞRU

    BANA GERÇEKCİ BİR DEĞERLENDİRME GELDİ.




Bu yazarın diğer yazıları