“.. Gülü yetiştireceksen, eline diken batacak, güneş terletecek, canın yanacak. ‘Bu bahçede gül yetişmez’ diyenler olacak. ‘Gül öyle değil böyle yetişir’ diyenler olacak. Sen kendine şunu soracaksın ‘Ben burada gül yetiştirmek istiyor muyum?’
Eğer çok istiyorsan ne eline batan diken, ne de söylenenler umurunda olacak…”
Evet bu ifadelerle başlıyor o reklam..
Türkiye İş Bankası tarafından, Mustafa Kemal’e ithafen hazırlatılan reklamda, “Senin eline diken batar mı, senin elin kanar mı, sen Atatürk değil misin” gibi o çok saçma cümle olsa da, ben asıl “gül” yetiştirme bölümüne dikkat kesildim
Ne diyor beyefendi, “gül öyle yetiştirilmez böyle yetiştirilir diyenler olacak, burada gül yetişmez diyenler olacak, ama eğer sen kararlıysan bunlara aldırmayacaksın”..
Bu reklamı dinleyince saçma sapan cümleler olmasına rağmen, aklıma ilk gelen en iyi “gül yetiştiricisi” olarak Milli Görüş’ün doğal Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan oldu.
Belki de, bir reklam, bir lideri ancak bu kadar güzel anlatabilir diye düşünmeden edemedim.
Şimdi diyeceksiniz; Erbakan’la Mustafa Kemal’in, İş Bankası’yla da ‘Gül’ün ne alakası var..
Bana göre var efendim, hem de bal gibi var..
O Erbakan değil mi, onca eleştiriye, hakarete, parti kapatmalarına, cezaevlerine, siyasi yasaklara ve darbelere rağmen bildiği yoldan sapmayarak “gül” yetiştiren…
O Erbakan değil mi iç ve dış engellemelere rağmen asla pes etmeyen..
Dahasını söyleyeyim; belki de bu ülkede, ondan başka “Gül” yetiştiren bir lider de yoktur desek yeridir.
Sayın Erbakan’ın yetiştirdiği “Gül”ler en son Çankaya’da, reklamda geçen Mustafa Kemal’in makamında açmıştır.
Belki de Mustafa Kemal, bugünleri görerek adeta Erbakan’a seslenmiştir.
“Aldırmayacaksın..”
Ne dersiniz?
Bire bir örtüşen bir mesaj yok mu ortada..
1969 yılında tek başına “bağımsızlar” hareketiyle başlayan “Gül harekatı” bugün Türkiye’nin en büyük harekat noktasına ulaşmış, onun yetiştirdiği “Gül” Mustafa Kemal’in köşkünde hak ettiği yeri almıştır.
Bu ülkede yaşayan herkes bilir ki; Erbakan, bu ülkeyi “gül” bahçesine çevirmek, ülkeye yön verecek güller yetiştirmek için her türlü fedakarlığı göstermiştir.
Bu sözleri söyleyen Mustafa Kemalin kendisi bile belki de bu anlamda bu kadar başarılı sayılamaz. Zira, tarih şahittir ki, Mustafa Kemal’in, gül harekatı farklı renkleri yok ederek işe başlamıştır. O bahçede, farklı güllerin yetişme olasılığı da adeta yok edilmiştir. Dahası, ülkeyi ‘gül’ler yerine pıtraklar işgal etmiş, bülbül diyarı bahçeler, kargadan geçilmez olmuştur.
Bugün Erbakan’ın yetiştirdiği gül işte böyle bir ortamda filiz verebilmiş, bunca engellemelere rağmen, 40 yılın sonunda ancak yetişebilmiştir. Eminim ki; şu anda Sayın Erbakan’ın ektiği milyonlarca gül, bir zamanlar çoraklaşan bu toprakların, tam bir gül bahçesine çevrileceği günler için çalışmaktadır.
Ne mutlu çorak topraklarda gül yetiştirenlere, ne mutlu yılmadan, aldırmadan, pes etmeden diken bahçesini güller ülkesine çevirenlere..